10. Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı TİYATRO

Tiyatronun Özellikleri

  • Yazılı bir belge bulunmaz.
  • Şarkı, dans, ağız ve ses taklitleri bu oyunların en önemli unsurlarıdır.
  • Bir sahne ve düzen anlayışı yoktur.
  • Doğaçlamaya dayalı tiyatro oyunudur. 
  • Karakterlerden çok belirli tiplemeler bulunmaktadır.
  • Karagöz, orta oyunu, meddah, köy seyirlik oyunları Türk tiyatrosuna örnektir.
  • Usta-çırak ilişkisiyle gelecekteki nesillere aktarılır.

Geleneksel Türk Tiyatrosu

KARAGÖZ

Bir gölge oyunudur. Bu nedenle bazı kaynaklarda Hayal-i Zıl şeklinde de isimlendirilir.

Manda ve deve derisinden yapılan ve tasvir adı verilen figürlerin bir ışık yardımıyla sahnedeki perdeye aktarılmasıyla oluşur.

Karagöz oyunlarının en bilinenleri arasında Kanlı Nigâr, Bakkallık, Ağalık, Abdal Bekçi, Ters Evlenme, Bursalı Leyla, Balık/Balıkçılar sayılabilir.

Karagöz oyununda tüm konuşmalar perdenin arkasındaki bir kişi tarafından yapılır.

Karagöz oyunu, Ramazan ayında kahvehanelerde; evlenme, sünnet, doğum gibi eylenceler de dolayısıyla ev, saray ve konaklarda düzenlenen şenliklerde oynatılmıştır.

Karagöz oyununun oynatıldığı perdeye “hayal perdesi” denir. Oynatan kişi de hayalî ya da hayalbâz denir.

Oyunda tef çalan, taklitlerin şarkılarını seslendiren, tasvirleri hayalîye veren yardımcı yardak adı verilir.

Tanınmış karagözcüler arasında Hayalî Kör Hasan-zâde Mehmet Çelebi, Nazif Bey, Hayalî Memduh, Hayalî Küçük Ali gibi adlar yer alır.

Giriş,Muhavere,Fasıl,Bitiş bölümlerinden oluşur.

ORTA OYUNU

Etrafı izleyicilerle dolu bir mekan içinde oynanan, yazılı metne dayanmayan, içinde müzik, raks ve şarkı da bulunan doğaçlama bir eserdir. Kol oyunu, meydan oyunu, taklit oyunu, zuhurî gibi isimler ile  anılmıştır.

Orta oyununda dekor bulunmaz, bir çok ortamda oynanabilir.

Oyunun oynandığı yuvarlak veya oval kısıma palanga denir. Oyunun dekoru; yeni dünya denilen bezsiz paravandan ve dükkân denilen İki katlı bir kafes kısımlarından oluşur.

Orta oyununda taklitlere, yanlış anlamalara ve şivelere sık sık yer alır.

Oyunda çeşitli mesleklerden, yörelerden, miletlerden,insanların meslekî ve gelenekse özellikleri, ağızları taklit edilir. Bunlar arasında Arap, Acem, Kastamonulu, Kayserili, Kürt, Frenk, Laz, Yahudi, Ermeni gibi milletler sayılabilir. Orta oyununda kadın rolünü oynayan kadın kılığına girmiş erkek karaktere Zenne adı verilir.Kavuklu Hamdi ve Pişekâr Küçük İsmail Efendi, orta oyunun önemli ustalarıdır. 

Orta oyununun kişileri ve fasılları Karagöz oyunuyla biribirine benzemektedir. Oyunun en önemli iki oyuncusu Kavuklu ile Pişekâr'dır. Kavuklu, Karagöz oyunundaki Karagöz'ün yerini alır, Pişekâr da Hacivat'ın yerini alır.

MEDDAH

Geleneksel tiyatro içinde yer alan meddah, öykülerinde rol alan bütün kişileri, hikâyeyi anlatan insandır.

Doğaçlama olarak sergilenir.

Meddah, günlük olayları, destanları, masalları anlatır.

Tek başına oynanan bir hikâye anlatma oyunudur.

Bu oyunda dekor bulunmaz.

Övgü vermek anlamına gelir.

Meddahın eşyaları bir mendil bir değnektir.

Sahnede olan kişi tek başında birçok karakteri ses taklitleriyle yansıtır.

KÖY SEYİRLİK OYUNLARI

Orta oyununda olduğu gibi bu oyunlar da genellikle köyün ortayerinde oynanır. Oyuncu  seyirci ayrılığı zaman zaman vardır. Oyuncuları oyuna seyirciler hep birlikte hazırlar. Bir tas, bir şapka, bir baston, bir deve, bir sopa, bir tüfek kulanıla bilir. Sırası gelen oyuncu seyirci içinden çıkarak oyuna katılır, oyundaki görevi bittikten sonra yeniden eski yerini alır. Köy seyirlik oyunlarında da orta oyununda ve meddahta olduğu gibi doğaçlamaya büyük önem duyulur.

MODERN TÜRK TİYATROSU KISACA ÖZELLİKLERİ TANZİMAT TİYATROSU GENEL ÖZELLİKLERİ

· İlk modern tiyatro örneği Şinasi'nin Şair Evlenmesi'dir.

· Tiyatroyu bir eğlence ve öğretim yolu olarak gören Tanzimat Dönemini yazarları, genel olarak tiyatro eserlerinde açık bir dil kullanmışlardır.

· Okuma yazma oranının düşük olduğu o dönemde bir eseri sahnede sergilemek, halka erişmek çok daha kısa ve verimli bir çözüm olarak düşünülmüştür.

· Tiyatro ilk kez bu dönemde görülmeye başlanmıştır.

· Tanzimat Dönemi'nin ilk nesil sanatçıları, tiyatroda estetik ve sanat kaygısı duymamışlar, dır halkı eğlendirerek öğretmeyi, sosyal konular üzerinde bir etki yaratmayı amaçlamışlar, yalın bir dille de bu hedeflerini gerçekleştirmek istemişlerdir.

· Tanzimat edebiyatının ikinci dönem tiyatro sanatçıları ise tiyatroların estetik ve edebî kaygı taşıyan bir tür olduğunu düşünerek, önceki dönemden farklı bir tiyatro anlayışı benimsemişlerdir.

· Batı kültürünün toplumumuza yerleşmesi ve gelişmesinde, toplumsal yaşamımızın biçimlenmesinde Tanzimat Döneminin tiyatrocularının desteği katkısı olmuştur.

· Tiyatro bir tür Türk toplumunu derinden sarsan Batı toplumunun kültürünü sosyal ve siyasî hayatımızı yansıtan bir kanıt niteliği taşır.

· Daha ağır ve sanatsal bir dil kullanmışlar, sahnelenmesi zor olan konular üzerinde durmuşlar, "Okunmak için tiyatro" anlayışını benimsemişler.

CUMHURİYET DÖNEMİ’NDE TİYATRO

· Cumhuriyetin ilk yirmi yılında, kişisel ve toplumsal sıkıntılar birlikte işlenmiştir.

· Bu dönemde ki tiyatro ile ilgilenen sanatçıların sayısının fazlalığı, konu ağacının genişliği ve sahneleme imkânlarının çokluğu bu türün zirve dönemini yaşamasını sağlamıştır.

· İleriki  zamanlarda taklitçilikten öteye gidemeyen batılılaşma, bu sebepten kişilerin bayağılaşması; değişen yaşam tarzının sonucunda yaşanan aile dramları; değer yargılarının körelmesi, köy gerçekliği; gelenekler, köyden kente göçün oluşturduğu problemler; sermayenin, toplumun farklı kurumlarını ve insanları olumsuz yönde değiştirmesi; toplumsal ve ekonomik adaletsizlik, eğitim ve sorunları konu olarak ele alınmıştır

ŞİNASİ-ŞAİR EVLENMESİ

Batılı anlamdaki ilk yerli tiyatrodur.

Yazılış Amacı: Halkı eğitmek, bilgilendirmek ve görücü usülünün yanlışlığını ve olumsuz sonuçlarını topluma tiyatro yoluyla göstermektir.

Temel Çatışması: Geleneklerin insanların hayatı üzerindeki olumsuz etkileri ve gelenekçiliğin ikiyüzlülüğüdür.

TEMASI: Görücü usulüyle evlenmenin yanlışlığı.

ANA FİKİR:Görücü usulüyle evlenmenin ne kadar yanlış olduğudur.

CİMRİ MOLİERE

Cimri, Moliére tarafından 17. yüzyılda kaleme alınmış bir komedidir. Oyunun ana konusu cimriliktir. Oyunun kahramanı Harpagon’un kişiliğinde cimri bir adamın düştüğü gülünç durumlar, sergilediği tuhaf davranışlar ve bunlardan çıkarılacak dersler oyunun konusunu oluşturur.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir