11. Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı Dersi MÜLAKAT VE RÖPORTAJ

Mülakat

  • Mülakat (görüşme); sanat, bilim, siyaset, spor vb. alanlarda ünlü kişileri tanıtmak veya onların bir konuda düşüncelerini öğrenmek amacıyla yapılan, karşılıklı konuşmaların yazıya geçirilmesiyle oluşan, öğretici metin türüdür.
  • Mülakatta yalın, açık, duru bir dil ve anlatım kullanılır.
  • Söyleşmeye bağlı anlatımın yanı sıra açıklayıcı, tartışmacı ve öyküleyici anlatıma da başvurulabilir.
  • Okuyucuya bilgi vermek amaçlanır.

Cumhuriyet Öncesinde Mülakat

  • Cumhuriyet Dönemi’nden önce Türk edebiyatında mülakat türünde az sayıda ürün verilmiştir.
  • Tanzimat Dönemi’nde Ziya Paşa, Rüya adlı eserinde mülakat tekniğini kullanmıştır. Gerçek anlamda bir mülakat olmayan bu eserde yazar, anlattıklarını gördüğü bir rüya biçiminde kurgulamıştır.
  • Ruşen Eşref Ünaydın, Diyorlar ki adlı eseriyle Türk edebiyatında mülakat türünün ilk yetkin örneğini vermiştir. Ünaydın’ın Anafartalar Kumandanı Mustafa Kemal ile Mülâkat adlı eseri de türün diğer önemli bir örneğidir. Bu eser, Mustafa Kemal’i kamuoyuna tanıtan ilk eser olması bakımından da önemlidir.

Cumhuriyet Dönemi’nde Mülakat

  • Cumhuriyet Dönemi’nde gazete ve dergilerin çoğalması ve daha fazla önem kazanmasıyla mülakat türünde yazılan ürünlerin de sayıca arttığı görülmektedir.
  • Cumhuriyet Dönemi’nde Hikmet Feridun Es’in Bugün de Diyorlar ki, Mustafa Baydar’ın Edebiyatçılarımız Ne Diyorlar, Gavsi Ozansoy’un 40 Yıl Sonra Diyorlar ki, Yaşar Nabi Nayır’ın Edebiyatçılarımız Konuşuyor, Sermet Sami Uysal’ın Yahya Kemal’le Sohbetler, Nurullah Berk’in Ustalarla Konuşmalar, Abdi İpekçi’nin Liderler Diyor ki adlı eserleri mülakat türünün tanınmış örneklerindendir.

Röportaj

  • Röportaj; bir gerçeği, sorunu, olayı ya da durumu ortaya koymak; açığa çıkarmak amacıyla oluşturulan öğretici gazete ve dergi yazısıdır.
  • Bu tür yazılar araştırmaya, incelemeye, soruşturmaya, gezip görmeye ve somut olgulara dayanır.
  • Röportaj yazarı anlatımında betimleyici, öyküleyici, açıklayıcı ve tartışmacı anlatım biçimlerinden; örnekleme, tanık gösterme, karşılaştırma gibi düşünceyi geliştirme yollarından yararlanır. 

Cumhuriyet Dönemi’nde Röportaj

  • XIX. yüzyılda Amerika’da ortaya çıkan röportaj türü, Türkiye’de gerçek anlamda 1950’li yıllarda gelişmeye başlamıştır.
  • Cumhuriyet Dönemi’nde Yaşar Kemal’in Çukurova Yana Yana, Bir Bulut Kaynıyor, Peri Bacaları, Bu Diyar Baştan Başa; Fikret Otyam’ın Ha Bu Diyar, Topraksızlar; Tahir Kutsi Makal’ın İç Göç, Acı Yol; Halil Aytekin’in Doğuda Kıtlık Vardı; Necmi Onur’un Mezarlarında Yaşayanlar; Celalettin Çetin’in Büyük Göç adlı eserleri röportaj türünün tanınmış örneklerindendir.

Mülakat ve Röportajın Farkları

  • Mülakatın alanı görüşülen kişiyle sınırlıyken röportajda her çeşit konu ve olay ayrıntılı bir biçimde irdelenir; anlatılanlar fotoğraflarla, belgelerle desteklenir ve zenginleştirilir.
  • Mülakat esas olarak mülakat yapılan kişiye sorular sorularak gerçekleştirilir. Röportajda ise muhataplara soru sormayla beraber bir olayı öyküleme, izlenim ve betimlemelere yer verme de söz konusudur.
  • Mülakatta bir kişiyi sorulara verdiği cevaplarla tanıtmak amaçlanır. Röportajda ise bir olayı sorgulamak, bir gerçeği ortaya koymak suretiyle kamuoyunu aydınlatmak amaçlanır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir