11. Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı HİKÂYE

Hikâye Türünün Bazı Özellikleri

  • Olmuş ya da olabilecek bir olay kısa cümlelerle anlatılır.
  • Konu sınırlaması yoktur.
  • Kişi sayısı azdır ve anlatılan kahramanların bir yönü üzerinde durulur.
  • Mekân ve zaman betimlemeleri kısa tutulur.
  • Genellikle tek bir olay anlatılır.
  • Temel ögeleri; kişiler, olay veya durum, yer ve zamandır.
  • Hikayeler romandan daha kısadır ve kişi kadrosu bakımından romana göre daha dar türdedir.
  • Bir hikâyede birden fazla anlatıcı ve bakış açısı (hâkim, kahraman, gözlemci) bulunabilir.

Cumhuriyet Döneminde Hikâye

  • Modern anlamda hikâye Tanzimat Dönemi’yle birlikte edebiyatımıza girmiştir.
  • Ahmet Mithat Efendi ve Samipaşazade Sezai bu türün ilk örneklerini veren yazarlarımızdır.
  • Türk hikayesinin gelişimine en büyük katkıyı sağlayan isimlerin başında ise Ömer Seyfettin ve Refik Halit Karay gelmektedir. Millî Mücadele ve sonrasında halkı yakından ilgilendiren bazı temel sorunlar hikayelerinin konusu olmuştur.
  • Cumhuriyet Dönemi’nin ilk yıllarında bir bocalama dönemi yaşanır. 1930’lara gelindiğinde Sadri Ertem, Selahattin Enis gibi yazarların öncülüğünde gerçekçi hikayeler yazılmaya başlanır.
  • 1920-1930 yılları arasında Hüseyin Rahmi Gürpınar, Yakup Kadri Karaosmanoğlu, Refik Halit Karay, Selahattin Enis gibi yazarlar hikâye türünde eserler vermiştir.
  • Hüseyin Rahmi Gürpınar İstanbul’un yaşayış biçimini, sosyal meselelerini aktarırken, Yakup Kadri Karaosmanoğlu Kurtuluş Savaşı’nda cephe gerisinde yaşananları hikayelerinde anlatmıştır.
  • Selahattin Enis, natüralist bir tavırla hayatın yozlaşan yönlerini iğneleyici bir dille hikayeleştirmiştir. Refik Halit Karay ise hikayelerinde nükteli bir anlatımla köylü-şehirli yaşantısını anlatmıştır.
  • Zamanla Memduh Şevket Esendal, Sabahattin Ali, Sait Faik Abasıyanık gibi yazarların bakış açıları ile Türk hikayeciliğinde olay hikayelerinin yerini sıradan insan hikayelerinin aldığı görülür.
  • 1940’lara gelindiğinde II. Dünya Savaşı’nın etkileri, köy gerçekleri ve bireyin iç dünyasını ele alan temalar görülmeye başlanır.
  • Maupassant tarzı hikâyenin karakteristik özelliklerini taşıyan Sabahattin Ali’nin eserlerinde klasik vaka düzeni görülür. Aynı dönemde eser veren Memduh Şevket Esendal ise Çehov tarzının edebiyatımızdaki öncüsüdür. Yaşanan “an”ı ön plana çıkaran yazar, eserlerinde konuşma diline yakın bir yazı dili kullanmıştır.
  • Tasvirci gerçekçi hikâyeyi geliştiren Sait Faik Abasıyanık da bu dönemde büyük şehir insanının yalnızlığını anlatmıştır. Yazar; balıkçıların, işçilerin, sıradan insanların hayatlarını kendi iç dünyasıyla birleştirerek vermiştir.
  • Aynı dönemde Ahmet Hamdi Tanpınar, Tarık Buğra gibi isimler bireyin iç dünyasını yansıtan eserler yazarken; Kemal Tahir, Samim Kocagöz gibi isimler ise köy ve köylü gerçeğini toplumcu gerçekçi bir tavırla ele almışlardır.
  • Vüs’at O. Bener, Necati Cumalı gibi isimler ise modernist hikâyeye geçiş yolunda önemli eserler vermiş yazarlardandır.

Cumhuriyet Dönemi Bazı Hikayecileri ve Eserleri

  • Refik Halit Karay: Memleket Hikayeleri, Gurbet Hikayeleri
  • Yakup Kadri Karaosmanoğlu: Milli Savaş Hikayeleri
  • Hüseyin Rahmi Gürpınar: Kadınlar Vaizi, İki Hödüğün Seyahati, Eti Senin Kemiği Benim
  • Selahattin Enis: Bataklık Çiçeği
  • Kenan Hulisi Koray: Bahar Hikayeleri, Bir Yudum Su, Bir Otelde Yedi Kişi
  • Halikarnas Balıkçısı: Ege Kıyılarından, Merhaba Akdeniz, Ege’nin Dibi, Gülen Ada
  • Sabahattin Ali: Değirmen, Kağnı, Ses, Yeni Dünya, Sırça Köşk
  • Memduh Şevket Esendal: Hikayeler I-II, Mendil Altında, Temiz Sevgiler, Ev Ona Yakıştı
  • Sait Faik Abasıyanık: Semaver, Lüzumsuz Adam
  • Ahmet Hamdi Tanpınar: Abdullah Efendi’nin Rüyaları, Yaz Yağmuru
  • Tarık Buğra: Oğlumuz, Yarın Diye Bir Şey Yoktur, İki Uyku Arasında, Hikayeler
  • Samim Kocagöz: Telli Kavak, Sam Amca, Cihan Şoförü
  • Orhan Kemal: Ekmek Kavgası, Sarhoşlar, 72. Koğuş, Çamaşırcının Kızı, Grev, Önce Ekmek, Mahalle Kavgası
  • Sabahattin Kudret Aksal: Gazoz Ağacı
  • Necati Cumalı: Yalnız Kadın, Değişik Gözle, Ay Büyürken Uyuyamam

Hikaye Türleri

Hikayeler; olay örgüsünün ele alınışı ve aktarılışı bakımından şu şekilde sınıflandırabilir.

OLAY (KLASİK VAK’A) HİKAYESİ

  • Bir olayı serim, düğüm, çözüm planıyla anlatıp bir sonuca bağlayan öykülerdir. Olay hikayesinde kahramanların ve çevrenin tasvirine yer verilir. Olayların başlangıcı ve bitişi belirgindir.
  • Bu hikâye türü; Fransız yazar Guy de Maupassant tarafından yaygınlaştırıldığı için “Maupassant Tarzı Hikâye” adıyla da bilinir.
  • Maupassant tarzı hikâyede aslolan “olay”dır.
  • Maupassant tarzı hikayeler çok büyük ölçüde olay örgüsü üzerine kurulur. Hikâye bütün gücünü olaydan alır. Okuyucunun merak duygusu sürekli canlı tutulur ve olay örgüsü şaşırtıcı bir sonla biter.
  • Bu hikâye tarzının edebiyatımızdaki en önemli temsilcisi Ömer Seyfettin’dir. Onun yanı sıra Refik Halit Karay, Hüseyin Rahmi Gürpınar, Reşat Nuri Güntekin ve Sabahattin Ali bu hikâye tarzının önemli örneklerini vermişlerdir.

DURUM (KESİT) HİKAYESİ

  • Bir olayı değil, günlük yaşamın herhangi bir kesitini ele alıp anlatan öykülerdir. Durum hikayelerinde serim, düğüm, çözüm planına uyulmadığı gibi belli bir sonucu da yoktur.
  • Durum hikayelerinde merak ve heyecandan çok duygu ve hayallere yer verilir; fikre önem verilmez. Okuyucuyu bir durum veya ruh hali içinde yaşatmak amacı vardır.
  • Bu tarzın dünya edebiyatındaki ilk temsilcisi Rus yazar Anton Çehov olduğunu için bu tür hikayelere “Çehov Tarzı Hikaye” de denir.
  • Çehov tarzı hikâyede aslolan “olay” değil “ruh hali ve duygular”dır. Hikâye sona erdiği zaman her şey bitmiş değildir. Konuyu sezmek büyük ölçüde okuyucuya bırakılmıştır.
  • Çehov tarzı hikayelerin kahramanları her zaman çevremizde rastladığımız insanlardır. Mekân üzerinde fazla durulmaz, mekanlar ana hatlarıyla belirtilip geçilir.
  • Durum hikayeciliğinin edebiyatımızdaki en güçlü temsilcisi Sait Faik Abasıyanık’tır. Ayrıca Memduh Şevket Esendal ve Tarık Buğra da bu alanda eserler vermişlerdir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir