10. Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı HİKAYE (ÖYKÜ)

Hikaye, yaşanması mümkün ya da yaşanmış olayları ilgi çekici bir biçimde anlatan kısa yazılardır. Hikaye, yaşamın herhangi bir bölümünü zaman ve yer kavramına bağlayarak ele alan düzyazı türüdür. Bir öyküde olay ya da durum söz konusu olmalıdır, kişilere bağlanmalı, olay ya da durumun gerçekleştiği yer ve zaman belirtilmeli; etkileyici etkileyici  ve sürükleyici bir anlatımla ortaya konmalıdır. Ayrıca hikâye de olayın geçtiği mekan sınırlı, anlatım yoğundur. Karakterler belirli bir olay içinde gösterilir. Bu karakterlerin zaman zaman belirli özellikleri yansıtılır.

Hikâyenin unsurları: Dil ve anlatım, mekan, zaman, olay, kişiler.

Hikâyede Plan: Serim, düğüm, çözüm

HİKAYE TÜRÜNÜN ORTAYA ÇIKIŞI ve GELİŞİMİ

Hikâye türünün kaynağı olarak eski Hindistan gösterilir ve Bindir Gece Masallarından doğduğu söylenir. İtalyan yazar Boccacio'nun Decameron isimli eseri, Batıda ki hikâye türünün ilk örneği olarak bilinir.
Hikâye, Türk edebiyatına Tanzimat döneminde görülmeye başlanmış ve ilk örnek­leri bu dönemde üretilmeye başlanmıştır.

Basılan ilk hikâye Emin Nihat'ın Müsameretnâme’sidir. Daha sonra Ahmet Mithat Efendi batılı tarzdaki ilk öykü örneği Letâif-i Rivâyât'ı yazar.Sami Paşazade Sezai , Küçük Şeyler isimli öyküsüyle modern Türk hikâyeciliğinin ilk örneklerini verir.
Türk Edebiyatında Ömer Seyfettin Maupassant tarzı hikâyelerin, Sait Faik Abasıyanık da Çehov tarzı hikâyelerin öncüsü kabul edilir.

TÜRK EDEBİYATINDA HİKAYE

Tanzimat öncesi eserlerimiz: Dede Korkut Hikayeleri, Köroğlu Destanı, Kerem ile Aslı, Masallar, Mesneviler

Batılı tarzda öykü:
Avrupaî(batılı) tarzda ilk hikâyeler, Tanzimat Edebiyatı döneminde görülür.

İlk öykü yazarları, Ahmed Midhat, Samipaşazade Sezai , Emin Nihat ve Nabizade Nazım’dı.

İlk hikaye denemesi, Emin Nihat'ın Müsameretnâme'sidir (1873).
Edebiyatımızda ilk öykü ise Ahmet Mithat Efendi'nin ‘Letâif-i Rivayet’idir.

HİKAYENİN UNSURLARI

Kişiler:
Olayları ya da durumları kişi veya kişiler yaşar.
Öyküde insan sayısı azdır.
Öyküdeki kişilerin fiziksel ve ruhsal durumları uzunca anlatılmaz; sadece olayla ilgili belirgin yön verilir.
Öykü kişileri yalnızca insanlar arasından seçilmez.
Canlı, cansız bütün varlıklar hikayenin kişisi olabilir.

Olay:

  • Kahramanının başından geçen olay ya da durumdur.
  • Bir düzen içerisinde verilen olay tektir ve ayrıntısızdır.
  • Durum öykülerinde olay yok denecek kadar belirsizdir.
  • Bu tür öykülerde yazar, olaydan daha fazla,gözlem ve izlenimlerini anlatır.

Zaman:

  • Olaylar belli bir zaman diliminde olur.
  • Bazı hikayelerde zaman verilmeyebilir.
  • Öykücü kronolojik bir zaman vermeyebilir.
  • Olayın veya durumun bitiminden başlayarak olayın başlama noktasına doğru gelinebilir.

Yer:

  • Öykülerde olay veya durum belli bir yerde geçer.
  • Çevre, uzun betimlemelerle verilmez; öyküyü ilgilendiren yönüyle verilir.
  • Olay veya duruma bağlı olarak hikayedeki mekan değişse bile çevrenin betimlemesi kısa tutulur.

Dil ve Anlatım:

  • Hikayede akıcılığı sağlayan dildir.
  • Bu da yazarın dili kullanma üslubuna bağlıdır.
  • Öykü, birinci tekil kişinin ağzından ve ya üçüncü tekil kişinin ağzından anlatılabilir.
  • Bütünlüğü sağlayan öğelerden en önemlisi dil ve anlatımdır.

HİKAYE TÜRLERİ

Durum ( Kesit ) Hikayesi:

  • Gündelik yaşamın her hangi bir kesitini ele alıp anlatan öykülerdir Serim, düğüm, çözüm planına göre yazılmaz.
  • Belirli bir sonucu yoktur.
  • Meraktan çok duygu ve hayallere yer verilir; kişiler kendi doğal ortamlarında hissettirilir.
  • Olayların ve durumların ilerleyişi genellikle okuyucunun hayal gücüne bırakılır.
  • Bu tarz hikayelerin dünya edebiyatında ilk temsilcisi Rus yazar Anton Çehov olduğundan dolayı “Çehov Tarzı Hikaye” denir.
  • Bizdeki temsilcileri: Sait Faik Abasıyanık, Memduh Şevket Esendal ve Tarık Buğra’dır.


Olay öyküsü “Maupassant tarzı öykü”

  • Bu tarz hikayelere “klasik vak’a öyküsü” de denir.
  • Bu tür öykülerde olaylar zinciri, kişi, zaman, mekana bağlıdır.
  • Olaylar serim, düğüm, çözüm sırasına uygun bir şekilde anlatılır.
  • Olay, zamana göre düzenli bir sıralama ile verilir, düğüm bölümünde oluşan merak, çözüm bölümünde giderilir.
  • Bu teknik Guy de Maupassant  tarafından geliştirildiği için bu tür öykülere “Maupassant tarzı öykü” denir.
  • Türk edebiyatında bu tarz öykücülüğün en önemli temsilcisi Ömer Seyfettin’dir. Ayrıca Refik Halit Karay, Reşat Nuri Güntekin, Yakup Kadri Karaosmanoğlu , Samim Kocagöz, Orhan Kemal, Necati Cumalı, Talip Apaydın da olay türü öykücülüğünün temsilcileridir.

DEDE KORKUT HİKAYELERİ GENEL ÖZELLİKLERİ

  • Destan geleneğinden halk hikayeciliğine geçişin ilk türüdür.
  • Gerçek ismi Kitab-ı Dede Korkut Âlâ Lisan-ı Taife-i Oğuzan’dır.
  • Dede Korkut destanları Orta Asya'da şekillenmişlerdir.
  • 12, 13 ve 14. yy.da Doğu Anadolu’da ve Azerbaycan’da yaşayan Oğuz boylarının göreneklerini, iç mücadelelerini, yaratıklarla savaşmalarını konu alır.
  • 14. ve 15. yy.da yazıya geçirilmiştir. Hikâyeler anonimdir.
  • Bir önsöz ile toplamda 12 hikayeden oluşur.
  • Şiir ve düzyazı  karışık yazılmıştır.
  • Hikayelerde destansı unsurlar görülür.
  • Anlatım açık, yalın dır.
  • Hikâyelerde en önemli yeteneği kahramanlıktır.
  • Aileye,büyük önem verilir. Kadınların ailenin en önemli parçası olduğu vurgulanır.
  • Bütün hikâyelerde dini unsurlar bulunur.
  • Kahramanlar dövüşlerini, Allah sevgisi için yapar.
  • Türk milletinin karakteristik özellikleri yüceltilir.
  • Cömertlik ve misafirperverlik insanların ortak özelliğidir.
  • At, ağaç, su, yeşillik kısaca doğa çok sevilir.
  • Karakterlerin en büyük yardımcısı atlardır. 
  • Hikâyelerde, birçok öğüt verilir.Bu hikâyeler didaktiktir.
  • Hikâyelerde yaşanan olayların tarihi bilgilerle alakası vardır.
  • Dede Korkut simgesi, hikâyelerin değişmeyen objesidir. Oğuz boyları Dede Korkut'a danışır; o ne derse o yapılırdı. Çocuklara isim konulacağı zaman Dede Korkut karar verirdi.

Dede Korkut Hikayeleri

A)DİRSE HAN OĞLU BOĞAÇ HAN

B)SALUR KAZANIN EVİNİN YAĞMALANMASI

C)KAM BÜRE BEG OĞLU BAMSİ BEYREK

D)KAZAN BEYİN OĞLU URUZ BEYİN TUTSAK OLMASI HİKÂYESİ

E)KOCA DUHA OĞLU DELİ DUMRUL HİKÂYESİ

F)KANLI KOCA OĞLU KAN TURALI HİKÂYESİ

G)KAZICIK KOCA OĞLU YİĞENEK HİKÂYESİ

H)BASAT'IN TEPEGÖZÜ ÖLDÜRMESİ HİKÂYESİ

I)BEGİL OĞLU EMREN'İN HİKÂYESİ

J)UŞUN KOCA OĞLU SEĞREK HİKÂYE

K)SALUR KAZANIN TUTSAK OLUP OĞLU URUZUN ÇIKARDIĞI HİKÂYE

L)İÇ OĞUZ DIŞ OĞUZ ASİ OLUP BEYREK'İN ÖLDÜĞÜ HİKÂYE

HALK HİKAYESİ ÖZELLİKLERİ MADDELER HALİNDE...

1-Aşıklar tarafından anlatılan manzum ve mensur bölümlerden oluşan anonim hikayelerdir.
2-Hikayelerde konu genellikle aşktır. Bunun yanında islamiyeti yayma düşüncesi ile yapılan savaş ve mücadelenin anlatıldığı kahramanlık konulu olanlarda vardır. Bu dönemde dini ve tasavvufi düşünce de hikayelerde önemli bir yer tutar.
3-Dil yalın, anlatım açıktır.
4-Hikayelerin yazarı belli değildir. Aynı hikayenin birden çok çeşidi bulunur.
5-Hikayeler şiir ve düzyazı birbirine karışıktır. Hikaye anlatıcısı olan aşık duygunun en fazla olduğu bölümlerde şiir, türkü okur.
6-Dinin yazılara etkisi ile anlatımlarda sihir ve büyünün yerini kerametler ve mucizeler alır.
7-Olağanüstü özellikler eskiye göre azalmıştır.

Halk hikâyeleri; Türk, Arap ve İran-Hint Kaynaklı olmak üzere üç gruptur:

Kaynağı Türk olanlar: Dede Korkut Hikâyeleri, Kerem ile Aslı, Aşık Garip, Emrah ile Selvihan
Kaynağı Arap olanlar: Yûsuf u Züleyhâ, Leyla ile Mecnun
Kaynağı Hint-İran olanlar: Ferhat ile Şirin, Kelile ve Dimne

AŞK KONULU ÜNLÜ HALK HİKAYELERİ

Türk halk hikayelerinde de meşhur bir çok aşk hikayesi vardır,bu hikaye konusu yoğun olarak işlenir.  Bunlardan en bilinenleri şöyledir:

  • Tahir ile Zühre
  • Âşık Garip Hikayesi
  • Kerem ile Aslı
  • Karacaoğlan ile İsmikan Sultan Hikayesi
  • Arzu ile Kamber Hikayesi
  • Hurşit ile Mahımihri

Kahramanlık Konulu Halk Hikayeleri

Kirmanşah, Salman Bey, Köroğlu, Latif Şah, Cihan ve Abdullah, Arslan Bey, Mustafa Bey, Ahmet Han, Şah İsmail, Bey Böyrek, Haydar Bey, Hurşit Bey, Yaralı Mahmut, Eşref Bey.

MESNEVİ NEDİR? MESNEVİ ÖZELLİKLERİ

YAPISI:Mesneviler divan edebiyatında işleyebileceğimiz en uzun nazım biçimidir .Uyaklı beyitler aa- bb- cc-dd-  ee şeklindedir.aynı zamanda beyit sayısı sınırsızdır.Her beytinin kendi arasında kafiyelenmesi hem yazma kolaylığı sağlar hem de uzun metinlerin bu şekle uygun kaleme alınmasına yol açar. Diğer nazım şekillerindeki kafiye bulmakta yaşanan zorluk şairleri  metinlerde bu şekli kullanmaya teşvik etmiştir. Bu nedenle uzun aşk hikayelerinde, destanlarda mesnevi kullanılmıştır. Klasik bir mesnevinin sırasıyla bölümleri; tevhid, münacat, na't, miraciye, eserin sunulacağı büyüğe övgü, mesnevinin niçin yazıldığını açıklayan sebeb-i nazm ve hikâyenin anlatımıdır.

TEMASI:  Aşk, din ve tasavvuf, mizah, ahlâk , öğreticilik, savaş, kahramanlık, şehir ve güzelleridir.

Aynı şair tarafından yazılan beş mesneviye hamse adı verilir. Hamse sahibi olmak bir gurur kaynağıdır. Hamse sahibi olarak tanınmış önemli divan şairlerimiz: Ali Şir Nevâi, Taşlıcalı Yahya, Nevi-zâde Atai'dir.

MESNEVİ NAZIM ŞEKLİ ÖZELLİKLERİ

  • Olay etrafında anlatmaya bağlı edebi metinlerin en önemlisi mesnevidir.
  • Arapça kelime incelemesinde ikilik,ikişerlik anlamına gelmektedir.
  • Mesnevi nazım şekli  İran edebiyatında ortaya çıkmış olup daha sonra Arap ve Türk edebiyatına geçmiştir.
  • Dünya edebiyatında ilk hamse sahibi sanatçı Nizami’ dir. Türk edebiyatında ise il olan  Ali Şir Nevai'dir.
  • Genelde uzun hikayeler mesnevi nazım şeklindedir.
  • Türk edebiyatındaki ilk mesnevi Kutadgu Bilig olarak yer alır.
  • Aruzun kısa olan kalıpları kullanılarak üretilir.
  • Her beyit kendi arasında kafiyeli olarak yazılmaya özen gösterilir.
  • En önemli olan mesneviler şunlardır:  İskendername(Ahmedi), Yusuf ile Züleyha(Şeyyat Havza), Mantıkut Tayr(Gülşehri), Vesiletün Necat(Süleyman Çelebi), Leyla ile Mecnun(Fuzuli),  Cemşidi Hurşit(Ahmedi), Harname(Şeyhii), Hüsnü Aşk(Şeyh Galip), Hayriyye(Nabi),  Garipname(Aşık Paşa) Kutadgu Bilig(Yusuf Has Hacib)

FUZULİ (1495–1556)

  • Divan edebiyatının 16. yüzyılda yaşamış en güçlü şairlerinden biridir.
  •  Türk edebiyatında lirik şair olarak önemli bir yerdedir.
  •  İyi bir eğitim görmüştür. Türkçenin yanı sıra Arapça ve Farsçayı da iyi bilen sanatçının eserlerinde Azeri Türkçesini yoğun kullanması dikkatlerden kaçmaz.
  •  Fuzuli, şiir anlayışını Türkçe Divan’ının ön sözünde ilimsiz şiirin temeli olmayan bir duvara benzediğini söyleyerek belirtmiştir.
  • Şiirlerinde aşk temasını sıkça işleyen sanatçı, Divan’ındaki gazellerinin çoğunda aşk, ayrılık ve bu duyguları yaşatan sevgilinin tasvirini anlattı.
  • “Âşıkane gazel” türünün edebiyatımızda en tanınmış ismidir.

ESERLERİ: Türkçe Divan, Farsça Divan, Arapça Şiirler, Leyla ve Mecnun , Beng ü Bâde, Saki-name, Hadikatü’s–Süeda, Rind ü Zahid, Mektuplar eserlerinden bazılarıdır.

Türkçe Mektuplar’ın içinde yer alan Şikayetname, Türk edebiyatında mektup türünün ilk örneği olması yönüyle önemlidir.

TANZİMAT I. DÖNEM ROMAN VE HİKAYE

  • Bir çok açıdan eserler kusurludur.
  • Romantizm akımından etkilenilmiştir.
  • Konu olarak yanlış batılılaşma işlenmiştir.
  • Yazarlar romanın akışını durdurup, kendi düşüncelerini savunmuşlar ve bu sayede okuyucuya ders vermeyi amaçlamışlardır.
  • Karakterler tek yönlü olarak seçilmişlerdir. iyiler herzaman iyi,kötüler herzaman kötüdür.
  • Hikayelerin sonunda iyiler kazanır ve karşılığında ödülünü alır, kötüler de kaybeder ve daha sonra  cezalandırılırdı.
  • İlk görüşte aşk, abartılı konular, olağan dışı rastlantıları işlemişlerdir.

TANZİMAT II. DÖNEM ROMAN VE HİKAYE

  • Tanzimat ikinci dönemin sanatçıları birinci döneminkilere göre daha aktif olmuştur.
  • Içerik olarak duygusal ve acıklı şeyler işlenmiştir.
  • Naturalizim ve realizim akımları etkili etkisini göstermiştir.
  • Gözleme dayalı gerçekçi betimlemelere yer verilmiştir.
  • Abartılı konular seçilmemiş ve olağan üstü olaylardan kaçınılmıştır.
  • Olayların akışını durdurmamış ve kendi fikirlerini öne sunamamışlardır.
  • Tema olarak genellikle esirlik ve cariyelik konuları işlenmiş; yer olarak ise İstanbul'un zengin kesimi seçilmiştir.

SAMİ PAŞAZÂDE SEZAİ (1860-1936)

  • Edebiyatımıza ilk küçük hikayeyi getiren Tanzimat yazarıdır.
  • Romanımızı realizme yönelten bir sanatçıdır.
  • Birçok türde eseri olmasına  rağmen ününü realist roman ve hikayeleriyle kazanmıştır.
  • Batılı anlamdaki ilk hikaye örnekleri olan Küçük Şeyler’in yazarıdır.
  • Sergüzeşt isimli romanı Fransız realizminin izlerini taşır. Esir ticaretinin sosyal yaşamdaki yeri realist bir yaklaşımla anlatılır. Eserde, Dilber adlı bir genç kızın yaşam mücadelesi ve Nil nehrine atlayarak hayatına son vermesi anlatılır.
  • Hikaye ve romanlarında halkın içinden kahramanları, kendi dilleri ve günlük yaşamlarıyla birlikte  vermiştir.
  • Hikayelerinde romanlarından daha güçlü bir anlatım vardır.
  • Şiirde romantizmin etkisi roman ve hikayelerinde ise realizmin etkisi görülür.
  • Sami Paşazade Sezai "sanat için sanat" anlayışını benimsemiştir.

ESERLERİ:
Roman :Sergüzeşt (1889)

ÖYKÜ:Küçük Şeyler (1892)

OYUN:Şir (Arslan, 1879)

SOHBET-ELEŞTİRİ-ANI:Rumuzu’l- Edeb (1900), İclal (1923)

SERVETİFÜNUN HİKAYESİ GENEL ÖZELLİKLERİ

  • Sanat sanat içindir anlayışına bağlı kalınmıştır, topluma seslenmek düşünülmemiştir.
  • Maupassant tarzındaki hikayeleri tercih etmişlerdir.
  • Aşk, kadın , evlilik, doğa, yalnızlık ve ümitsizlik gibi bireysel konular işlenmiştir.
  • Olaylar genellikle İstanbul’da geçer.
  • Arapça ve Farsça kelimelerin kullanıldığı, tasvir ve tahlillerin yapıldığı, ustalık isteyen bir dil kullanılmıştır.
  • Geleneksel olan hikaye tarzı bırakılmış, Batılı tarzda olan hikayeler yazılmıştır.
  • Realizm ve natüralizm etkileri görülmeye başlandı.
  • Teknik açıdan kuvvetlenmiş, gereksiz tasvirler yapılarak ve ya gereksiz bilgi verilerek hikayenin akışı kesilmemiştir.
  • Yazar eserlerinde  kişiliğini gizlemiştir.Olaylar yazarın gözüyle değil, eser kişilerinin bakış açısıyla ilerlemiştir.

MİLLİ EDEBİYAT HİKAYESİNİN ÖZELLİKLERİ

YAPISI: OLAY ÖRGÜSÜ ,MEKAN ZAMAN VE KİŞİLERDEN OLUŞMUŞTUR.
TEMA: MİLLİYETÇİ TEMALAR
DİL VE ANLATIM : YALIN VE ANLAŞILIR BİR DİL

GENEL ÖZELLİKLERİ

  • Tanzimat ve Servetifünûn döneminde İstanbul'un dışından hiç çıkmayan roman ve hikaye bu dönemde Anadolu'ya kadar açılmıştır
  • Bu dönem roman ve hikayecileri eserlerinde yurt sorunlarını gözlemlerine dayalı olarak anlatmıştır
  • Yakup Kadri ile Refik Halit'in Milli Edebiyata dahil olması ile bu dönemin hikaye ve romanı daha da güçlenmiştir
  • Roman ve hikayenin teknik açıdan son derece geliştiği bu dönemde yalın ve anlaşılır bir dil kullanılmıştır
  • Yakup Kadiri, Refik Halit, Halide Edip ve Reşat Nuri'nin liderliğinde“ Memleket edebiyatı” çığırı açılmıştır
  • Eserlerde kahramanlık, vatan sevgisi, aşk ve Kurtuluş Savaşının zorlukları gibi konulara yer verilmiştir...

ÖMER SEYFETTİN (1884 – 1920)

  • Maupassant tarzı olay hikâyeciliğinin bizdeki en büyük temsilcisidir.
  • Hikâyeciliği meslek olarak gören ilk yazardır
  • Genç Kalemler Dergisi’nde yayımlanan Yeni Lisan maka­lesiyle dilin yalınlaştırılmasının gerektiğini savunmuştur.
  • Uzun uzadıya cümlelerden, söz oyunlarından, yabancı sözcükler ve tamlamalardan kaçınmış, konuşma ve yazı dili arasında bir uyum yakalamaya çalışmıştır.
  • Toplum için sanat  ideolojisiyle milli değerlere yönelmenin liderliğini yapmıştır.
  • Realizm akımının tesiri altındadır.
  • Hikayelerde milli bilinci uyandırmayı ve güçlendirmeyi hedeflemiştir.
  • Mizahtanda faydalanarak toplumun aksayan yönleri eleştirmiştir; bu bakımdan hikâyeleri toplumsal hiciv ka­rakterinden bazılarını taşır.
  • Hikâyeleri teknik açıdan zayıftır, tasvirlere, psikolojik tah­lillere gerektiği kadar önem vermez, daha çok olayı ön plana çıkartır..

Hikayelerinin konularını;

  • Milli tarih Çocukluk anıları
  • Askerlik anıları ve günlük hayattan izler taşır.
  • Özlü cümlelere dayanan okurun dikkat ve heyecanını yüksek tutan bir anlatımı vardır.
  • Hikâyelerinin çoğunda menkıbe, efsane, destan, halk fıkraları ve tarihten yararlanmıştır.
  • Kitap haline getirmediği az sayıda şiiri de vardır.
  • Efruz Bey ve Yalnız Efe isimli eserleri “uzun hikâye”, “roman” olarak da değerlendirilmektedir.
  • Yüzden fazla hikayesi yazmıştır.

ESERLERİ:Falaka, Beyaz Lale, Yalnız Efe, Harem, Efruz Bey, Bomba, Ashâb–ı Kehfimiz, Yüksek Ökçeler, Gizli
Mabed eserlerinden bazılarıdır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir