10. Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı GEZİ YAZISI

Gezi Yazısı Nedir?

Gezilip görülen yerlerin, oradaki örf ve adetlerin doğal ve tarihi güzelliklerinin, insan yaşantılarının sanatsal bir anlatımla aktarıldığı eserlere gezi yazısı adı verilir.

Özellikleri:

  • Gezi yazıları, hayal ürünü yazılar değil gerçek yazılardır.
  • Gezi yazıları düzyazı olarak kaleme alınır. Çok az da olsa manzum olarak kaleme alınanlar da bulunmaktadır.
  • Gezi yazılarında gezip görülen yerle ilgili değişik ayrıntılar seçilir.
  • Gezi yazılarında amaç, okuru bilinçlendirmek, onda gezip görme hissi uyandırmaktır.
  • Tarih, coğrafya, folklor, toplum bilim ve edebiyat için önemli birer kanıt niteliğindedirler.
  • Gezi yazılarında öyküleyici, açıklayıcı ve betimleyici anlatım şekli kullanılır. Yer yer karşılaştırma, örnekleme ve tanık göstermeden de faydalanılır. Özellikle okuyucunun daha iyi anlaması için anlatılan yer diğer yerlerle karşılaştırılır.
  • Gezi yazılarında anlatılacak yer yazarın dikkati ile ölçülür. Yazar, birçok önemli şeyle karşılaşsa bile ancak gördüğü yerleri anlatır. Aynı yeri yazan iki kişinin yazısının farklı olması da bununla alakalıdır.
  • Kişisel dikkat ve gözlem oldukça önemlidir.
  • Gezi yazılarında saha, yurt içerisinde bir mekan olabileceği gibi yurt dışı bir yer de olabilir.
  • Gezi yazıları toplumlar arası kültürel alışverişini birlikteliğinde getirdiğinden toplumları her açıdan tanıtan yazılardır.
  • Gezi yazılarında daha çok birinci tekil şahısın ağzından anlatım söz konusudur.
  • Gezi yazıları bir plan dâhilinde yazılır. Genellikle gezinin başladığı gün ile bittiği tarihe doğru bir zaman bilgisi dikkate alınarak oluşturulur.
  • Gezi yazılarında sade bir o kadar da sanatsal dil kullanılmalıdır. 
  • Gezi yazıları, belgesel bilgiler içerdiğinden gezi yazılarında yazarlar yalnızca gözlemlerine yer vermeli, değişik bilgiler aktarmamalıdır.
  • Gezi yazılarında anlatım fotoğraflarla zenginleştirilmelidir.
  • Anlatılanların daha önce anlatılmadığına dikkat edilmeli; anlatılmışsa da bunların farklı ve kendine has yönleri ön plana çıkarılmalıdır.
  • Gezi yazılarının bir parçası doğrudan; bazıları da mektup, günlük, röportaj türlerine ait tekniklerle yazılır. Bu tekniklerle yazıldığında bile yazar gözlem yeteneğini ön plana çıkarır.
  • Gezi esnasında yazar, birçok yer görüp birçok insanla tanışır. Bunları sonradan hatırlaması güç olacağı için gezi esnasında  sık ve kısa notlar alır.
  • Başarılı bir gezi yazısında okuyucu yazıyı okurken kendisini yazarla geziye gitmiş hissetmelidir. 

Gezilip görülen hakkında yazılar okumanın faydaları

  • Gezi yazılarında öğretici aydınlatıcı bilgiler bulunduğundan gezi yazıları, okuyucular için birer rehber sayılabilir.
  • Gezi yazılarında gezip görülen kentler, yaşayışlar, örf ve adetler, tarihi ve turistik yerler, doğal güzellikler ilginç ve etkileyici bir dil ve üslupla dile getirilir.
  • Gezilen yerlerin kültür ve tabiat zenginlikleri ,tarihi özellikleri ,hayat biçimi hakkında bilgi ediniriz bu da ufkumuzu genişletir.
  • Seyahat ettiğimiz yerlerde yeni ve farklı bir toplumla karşılaşırız. Bu yeni topluluğun, dolayısıyla bu yeni kültürün insana, eşyaya, yere bakışını ve yaşam felsefelerini öğrenmiş oluruz.
  • Örf, adet, doğal güzellik, tarihi mekânlar bize yepyeni dünyaların kapısını açar.

Gezi Yazısı-Anı Benzerlik ve Farkları

BENZERLİKLERİ:

  • İki türde de dil göndergesel işlevinde kullanılır. 
  • İkisinde kurmacaya yer verilmez, gerçeklikleri bulunur. 
  • Her iki türde de açıklayıcı, betimleyici, öyküleyici anlatım türü kullanılır. 
  • İki türde de açık, sade, anlaşılır, içten bir dil tercih edilir. 
  • Her iki tür de başka bilim dallarına kaynaklık yapabilir. 

FARKLILIKLARI:

  • Gezi yazılarında gözlem önemli bir yer tutar, anılarda ise yazarın kendi yaşamına dair izlenimleri vardır. 
  • Anılarda amaç yazarın yaşamından ilgi çekici olayları anlatmakken gezi yazıları gezilip görülen yerler hakkında okuyucuya bilgi vermek için yazılır. 
  • Anılarda etrafa ait detaylar gezi yazısı kadar fazla değildir.

GEZİ YAZISI TÜRÜNÜN TARİHSEL GELİŞİMİ

Gezi yazılarının tarihleri çok eskidir. Seyahatnameler, yazanların sadece gezip görmek isteğinden doğmamıştır. Çeşitli savaşlar, hac ziyareti, görevle başka ülkelere giden memurların yolculukları sebebiyle seyahatnameler üretilmiştir.

Bu günkü anlamına ve niteliğine tam olarak uymasa da eski zamanlarda gezi türünden sayılabilecek örneklerin bulunduğu bilinmektedir. Eski Yunanistan’dan bugüne kadar çeşitli ülkelerden birçok gezgin, elçi, şair ve yazar gezip gördükleri mekanları anlatan eserler üretmişlerdir.

TÜRK VE DÜNYA EDEBİYATINDA GEZİ YAZISI

Dünya edebiyatının bilinen seyahatnameleri arasında Marco Polo’nun Uzak Doğu izlenimlerini taşıyan Seyahatname’si ve 14. yüzyılda yaşamış Arap gezgini İbni Batuta’nın İslâm dünyası gezilerini konu edinen Seyahatname’si yer alır.

Marco Polo, Yakın Doğu ve Orta Asya ülkelerini kapsayan uzun bir yolculuğa çıkmış ve bu yolculuğunda gezip gördüğü yerleri tasvirleyen bir eser yazmıştır. Farklı dillere çevrilen bu yazı gezi edebiyatının ilk klasik yazılarından biri sayılır.Türk Edebiyatında ilk seyahatnameler, sıklıkla diğer ülkelerde elçi olarak yollanan hükumet memurlarının gittikleri ülkenin yaşama tarzı, özellikleri, sosyal diyalogları, kıyafetleri, sokakları, ve başka özellikleriyle alakalı farklı bilgilerden oluşur.

Yeni Türk edebiyatında gezi yazısı yazan sanatçılar ise bunlardır;

Reşat Nuri Güntekin -Anadolu Notları Tuna'dan Batı’ya

  • Ahmet Mithat Efendi - Avrupa'da Bir Cevelan
  • Azra Erhat - Mavi Yolculuk , Mavi Anadolu
  • Direktör Ali Bey - Seyahat Jurnali
  • Cenap Şahabettin - Afak ı IrakAvrupa Mektupları-Hac Yolunda
  • Oktay Akbal - Hiroşimalar Olmasın
  • Melih Cevdet Anday - Anadolu ve Sosyalist Ülkelerde
  • Ahmet Haşim - Frankfurt Seyahatnamesi
  • Falih Rıfkı Atay - Denizaşırı, Yeni Rusya, Taymis Kıyıları, Tuna Kıyıları, Bizim Akdeniz, Hind

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir